Son zamanlarda genç developer arkadaşlarla sık konuştuğumuz bir konu var:
Yapay zekâ bu hızla gelişirse, yakında bizim işimizi elimizden alacak mı?
Açık söylemek gerekirse: Evet.
Yapay zekâ pek çok yazılımcının işini elinden alacak.
Ama kimlerin?
Yazılım ekiplerindeki developer'ları kabaca ikiye ayırıyorum: uygulayıcılar ve oyun kurucular.
Bir tarafta kendisine verilen işi yapan, ticket'ı alan, kodunu yazan ve bir sonraki ticket'a geçen developer var.
Diğer tarafta problemi anlayan, gereksinimi sorgulayan, çözümü tasarlayan, gerektiğinde “bunu böyle yapmayalım” diyebilen ve oyunu kuran developer var.
Bence yapay zekâ ilk grubu ciddi şekilde tehdit ediyor.
Çünkü standart bir işi tarif edebiliyorsanız, yapay zekâ o işi her geçen gün daha hızlı ve daha ucuza yapabiliyor.
Bugün hâlâ “AI düzgün kod yazamıyor” diyerek kendimizi rahatlatabiliriz. Ama mesele yapay zekânın bugün ne yapabildiği değil. İki yıl önce ne yapabildiğine ve bugün ne yapabildiğine bakmak.
Oyun kurucu developer içinse durum tam tersi.
Yapay zekâyı doğru kullanan güçlü bir developer artık birkaç kişilik bir ekibin üretebildiği işi tek başına ortaya çıkarabiliyor. Önümüzdeki dönemde bu insanların değeri azalmak yerine daha da artabilir.
Bu yüzden genç developer arkadaşlara söylediğim şey şu:
Sadece daha iyi kod yazmaya çalışmayın. Daha iyi problem çözmeye çalışın.
İşin neden yapıldığını anlayın. Gereksinimi sorgulayın. Mimari öğrenin. İş modelini anlayın. Karar vermeyi öğrenin. Ve en önemlisi, yapay zekâyla çalışmayı öğrenin.
Çünkü yaptığınız iş yalnızca size tarif edileni koda çevirmekten ibaretse...
Üzgünüm, yapay zekâ sizin için gerçekten bir tehdit.
Ama oyunu kuran taraftaysanız, önümüzde korkulacak değil, heyecanlanacak bir dönem var.
Soru “Yapay zekâ benim işimi elimden alacak mı?” değil.
Asıl soru: Siz hangi taraftasınız?